ANLAMA DAYALI ANLATIM BOZUKLUKLARI

Anlama dayalı anlatım bozuklukları ile ilgili konu başlıkları

SÖZCÜĞÜN YANLIŞ ANLAMDA KULLANILMASI

Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması iki başlık altında incelenir: 

1. sözcüğün anlam inceliğine dikkat etmemek      2. sözcüklerin anlamlarını karıştırmak

1. SÖZCÜĞÜN ANLAM İNCELİĞİNE DİKKAT ETMEMEK

Olumlu durumlar için kullanılması gereken sözcüklerin olumsuz durumlar için kullanılması ya da olumsuz durumlar için kullanılması gereken sözcüklerin olumlu durumlar için kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar

Sözcükleri anlam inceliklerine dikkat etmeden kullanmak anlatım bozukluğuna yol açar.

 Örnekler:

Savcı, adamın suçlu olduğunu savundu.

Senin yüzünden sınavda iyi not aldım.

Başıma daha önce böyle güzel bir şey gelmemişti.

Ege kaçırdığı atışlarla takımının küme düşmesini sağladı.

Bu tür ameliyatlarda ölüm şansı çok yüksek.

Şairin 100. ölüm yıldönümü törenlerle kutlandı.

Deprem sonrasında kent, kötü bir görüntüye kavuştu.

2. SÖZCÜKLERİN ANLAMLARINI KARIŞTIRMAK

Ses ya da anlam yakınlığından dolayı birbirine yakın görünen kimi sözcükler anlamlarına dikkat edilmeden kullanılırsa anlatım bozukluğu oluşur. Bu tür sözcükler arasındaki anlam farklılıklarına dikkat etmek gerekir. Bu anlatım bozukluğu sözcüklerin anlam farklılıklarına dikkat edilmeden sözcüklerin birbirlerinin yerine kullanılması nedeniyle olşur.

Aşağıda çok karıştırılan sözcüklerin yanlış kullanımıyla ilgili örnekler verilmiştir.

  • Çekimser-çekingen

Çekimserliği yüzünden haklı olduğu konularda bile konuşmaz.

  • Ayrıntı-ayrım-fark

Yakın anlamlı sözcükler arasında küçük anlam ayrıntıları vardır.

  • Ayrılık-ayrıcalık

Din ve mezhep ayrıcalıkları hâlâ sorun olmaktadır.

  • Etki-tepki

Başkan’ın konuşması halk üzerinde olumlu tepkiler yarattı.

  • Yayım-yayın

Eserin iki ay sonra yayınlanmasına karar verildi.

  • Kapsamak-kaplamak

Küçük çocuğun vücudunu yaralar kapsamıştı.

  • Yaklaşık-yakın

Evler birbirlerine yaklaşık olarak kurulmuştu.

  • Azımsamak-küçümsemek

Etrafındaki herkesi azımsayan bir tavrı vardı.

  • Öğretim-öğrenim

İş yerinden, öğretim durumunu gösteren bir belge istediler.

  • Çalmak-almak

Adamın elleri bağlanarak cebindeki paralar çalınmış.

  • Keşif-icat

Ampülün keşfi Edison’a büyük ün kazandırdı.

  • Resim-fotoğraf

İş başvurusu için ondan birkaç resim istemişlerdi.

  • Özgün-özgü

Kafasına göre davranmak ona özgün bir davranıştı.

  • Karışık-karmaşık

Karışık bir sorunla karşı karşıya oluduğumuzu üzülerek söylüyorum.

  • Dokumak-örmek

Nişanlısı için bir çift çorap dokumayı düşünüyordu.

  • Yetkin-yetkili

Hastanemizde kendi alanında çok yetkili doktorlar çalışıyor.

SÖZCÜĞÜN YANLIŞ YERDE KULLANILMASI

Cümlede kimi sözcüklerin olması gereken yerin dışında bulunması anlamın bulanıklaşmasına, cümleden birden fazla anlamın çıkmasına neden olur. Sözcüğün yanlış yerde kullanılması, amaçlananın dışında bir anlam oluşmasına yol açar. Bu tür kullanımlar anlatım bozukluğu sayılır.

Aşağıdaki cümlelerde sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup düzeltin.

  • Bakan bir hafta içinde petrol üreten Ortadoğu ülkelerinin yetkilileriyle görüşecek.
  • Öğretmen yirmi dakikada yaptığı yazılı sınavı okudu.
  • Binada ilk gözüme çarpan şey kırık pencerelerdi.
  • Her türlü yasadışı etkinliğe karşı demokrasiyi savunmak görevimizdir.
  • Pencereyi açınca keskin bir soğuk bıçak gibi yüzümü yaladı.
  • O geceki eğlencede su gibi bira içildi.
  • Üç televizyonlu otobüse ceza kesildi.
  • Tüm yakınlarını kaybetmiş ailelere baş sağlığı diliyoruz.
  • Kar yüzünden karşıdan gelen bir kamyonla bir taksi çarpıştı.

ÇELİŞEN SÖZLERİN BİR ARADA KULLANILMASI

Bir cümle anlamca ya kesinlik ya da olasılık bildirir. Cümlede kesinlik ve olasılık bir arada bulunursa anlatım bozulur.Aşağıda kesinlik ve olasılık bildiren kimi sözler verilmiştir. 

Anlamca çelişen sözlerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.
Anlamca çelişen sözleri bir arada kullanmak anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnekler:

  • Gönderdiğim paketi eminim şimdiye kadar almış olmalısınız.
  • Bizdeki koşma sözcüğü bestenin tam karşılığı gibi bir şey.
  • Bu iş kesinlikle bize çok para kazandıracak galiba.
  • Bence gecekondu sorununu kaldırmak belediyelerin bütçeleriyle zor olsa gerek.
  • Bundan aşağı yukarı tam on yıl önce buraya gelmiştim.
  • Mutlaka bu konuda size garanti vermiştir sanıyorum.
  • Kesinlikle bu konuyu da anladınız gibime geliyor.

SÖZCÜKLERİN GEREKSİZ KULLANILMASI

Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamını daraltmayan sözcükler gereksizdir. Cümlede gereksiz sözcüklerin kullanılması anlatım bozukluğu sayılır.

Eş anlamlı sözcüklerin aynı cümlede kullanılması, bir sözcüğün anlamının başka bir sözcükte bulunması, bir sözcüğün anlamının herhangi bir ekle sağlanmış olması gereksiz sözcük kullanıldığını gösterir. Bu açıklamadan da anlaşılacağı gibi bu konuyla ilgili anlatım bozuklukları gösterdikleri özelliklere göre üç başlık altında incelenebilir. 

Eş Anlamlı Sözcüklerin Birlikte Kullanılması

“Size mutlu ve mesut bir yaşam diliyorum.” cümlesinde mutlu ve mesut  sözcükleri eş anlamlı sözcüklerdir. Bu sözcüklerden birinin cümleden çıkarılması cümlendeki anlatım bozukluğunu giderir.

Sözcüğün Anlamının Başka Sözcükte Bulunması

“Helikopter alçalarak alana indi.” cümlesinde alçalarak sözcüğü gereksizdir. Çünkü inmek sözcüğü, alçalmak sözcüğünün anlamını içermektedir.  

Sözcüğün Anlamının Bir Ekle Sağlanması

“Arkadaşlarımla birlikte çok eğlendim.” cümlesindeki –le eki, birlikte sözcüğünün anlamını üzerinde taşıdığı için birlikte sözcüğünü kullanmaya gerek yoktur.

Aşağıdaki cümlelerde gereksiz sözcükler bulunmaktadır.

  • Elindeki mevcut olanakları iyi kullanamadı.
  • Soğuk sıfırın altında eksi 10 dereceydi.
  • Bütün memurların hepsine yardım edildi.
  • Onunla yıllarca karşılıklı mektuplaştılar.
  • Öğrenciler hep birlikte kaçıştılar.
  • Onun davranış biçiminde bir kendini beğenmişlik var.
  • Ona kızmamın nedeni sözlerimi kulak ardı etmesindendir.
  • İcap eden gerekli önlemler alındı.
  • Beyaz pamuğun bereketi bu yıl fena değildi.
  • Bahçeye yüz adet kiraz fidanı diktiler.
  • Kirli su, duvardan aşağıya akıyordu.
  • Önce yüksek sesle bağırdı, sonra alçak sesle fısıldadı.
  • Bu gaz atmosferde yoğun oranda bulunmaktadır.
  • Bu yol, yaya yüremekle biter mi sanıyorsun?
  • Bu sözü duyar duymaz oturduğu yerden ayağa kalktı.

KARŞILAŞTIRMA YANLIŞI

Karşılaştırma en az iki varlığın, kavramın benzer ya da farklı yönlerden kıyaslanmasıdır. Bu tür cümlelerde karşılaştırılan varlık ya da kavramlar ikileme yer bırakmayacak derecede net olmalıdır. Karşılaştırma cümlelerinde karşılaştırılan varlıkların net olmaması anlam bulanıklığına yol açtığı için cümlede anlatım bozukluğu oluşur. 

Gitarı senden çok seviyorum.” cümlesinde karşılaştırılan varlıklar net değildir. Bu yüzden cümleden iki anlam çıkar. Birinci anlam “Gitara duyduğum sevgi sana duyduğum sevgiden fazladır.” şeklindedir. İkinci anlam “Benim gitar sevgim, senin gitar  sevginden daha fazladır.” biçiminde olur. Bu örnekten de anlaşılacağı gibi karşılaştırma cümleleri tek anlam ifade edecek şekilde kurulmalıdır. Aksi durumda açıklık ilkesi bozulduğu için anlatım da bulanıklaşır.

Örnekler:

  • Kardeşi, maç izlemeyi ondan çok severdi.
  • Uğur, futbola sınıf arkadaşlarından daha düşkündür.
  • Bu diziye annemden çok düşkünüm.

MANTIK HATASI

Kurulan her cümlenin kendi içinde bir mantıksal tutarlılığı bulunmalıdır. Cümlelerdeki mantık yanlışı dikkatsizlikten kaynaklanmaktadır. Cümlelerin mantık kurallarına uymaması anlatım bozukluğu sayılır. Kullandığımız sözlerin anlamlarına dikkat edersek bu tür yanlışlar yapmayız.

Örnekler:

  • Ona söylediğim tek kelime var: Benimle uğraşma!                       
  • Aşağı indiklerinde arabalarını çalınmış olarak buldular.                                              
  • Bu ırmakta yüzenler bir gün kendilerini parçalanmış halde bulabilirler.  
  • Bu koltukta bir gün ölü olarak uyanacaksın.

DEYİM YANLIŞI

Deyimler bir durumu en kısa, çarpıcı biçimde, lafı uzatmadan söyleme olanak sağlar. Bir dilin en güzel söz dağarcıklarından olan deyimlerin doğru kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açar. Deyimlerin yanlış kullanılmasıyla ilgili iki tür anlatım bozukluğu vardır:

DEYİM YAPISININ BOZULMASI VE CÜMLENİN ANLAMIYLA UYUŞMAMASI

Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Bu yüzden deyimlerdeki sözcüklerin yerine başka sözcük kullanılamaz ve deyimlerin söz dizimi değiştirilemez. Aksi durumda anlatım bozukluğu oluşur:

Deyimlerdeki sözcüklerin eş anlamlıları kullanılamaz.

Dilinle kuş tutsan yine de yaranamazsın. (yanlış)

Ağzınla kuş tutsan yine de yaranamazsın. (doğru) 

Buraları beğenmez, gözü yukarılardadır. (yanlış)

Buraları beğenmez, gözü yükseklerdedir. (doğru)

Bu olaydaki bilinmeyenler yüzünden başım karıştı. (yanlış) 

Bu olaydaki bilinmeyenler yüzünden kafam karıştı. (doğru)

Suyu devirmiş kediye döndü. (yanlış)

Süt dökmüş kediye döndü. (doğru)

Deyimlerin söz dizimi değiştirilirse anlatım bozukluğu oluşur:

Kelin perçeminden tut. (yanlış)

Tut kelin perçeminden. (doğru)

Deyimler cümlenin anlamıyla uyuşmazsa anlatım bozukluğu oluşur:

Deyimin taşıdığı anlamla cümlenin anlamı örtüşmezse anlatım bozukluğu oluşur:

Her şeyi abartarak anlatır, olaylara dürbünün tersiyle bakardı.

“Dürbünün tersiyle bakmak” “bir şeyi gerçek ölçülerinden daha küçük görmek, önemsememek” anlamında kullanılır. Cümlenin anlamı, deyimin anlamıyla çeliştiği için anlatım bozukluğu oluşmuştur.

Aşağıdaki cümlelerde  bulunan anlatım bozukluklarını düzeltiniz.

  • Bugünlerde hepimizin birlik ve beraberliğe gerksinimi var.
  • Anlaşılmaz tutumları onu yanlış tanımamızı sağladı.
  • Çoğunuz denemeyle fıkra arasındaki ayrıntıyı bilmiyorsunuz.
  • Sanatçının kendine özge bir bakış açısı var.
  • Kokmuş etin yahnisi yavan olur.
  • Söylediklerime kulak astığın için notların düştü.
  • Eğer bana bunları söylemeseydin çok yanlış yapardım.
  • Son final maçında oyunculardan biri kırmızı kart aldı.
  • Geçen bu zamanlarda da yine pikniğe gitmiştik.
  • Bu sözleri şüphesiz o da duymuş olmalı.
  • Sözünü sakınma ama ne var ki sonuçlarına da katlanacaksın.
  • Arabayı almaktan vazgeçince peşinatımızı geri iade ettiler.
  • Yurtdışından tonlarca et ithal edildi.
  • Toplumsal sorunlar hazır formüllerle çözülemez.
  • Onunla mecburen konuşmak zorunda kaldım.
  • Yaptığınız karşılıksız bağış için size minettarız.
  • Politikacılar verdikleri vaatleri genelde yerine getirmezler.
  • Yola çıkmadan önce bir duş almak istiyorum.
  • Şu an eve gelmek üzereyim.
  • Yazdığın son mektubunda sitemde bulunmuşsun.
  • Korkunç bir gürültü sesi duyuldu.
  • Olası ihtimal hesaplarıyla bir yere varılmaz.
  • Ekonomik krizde yaklaşık yüz bin lira civarında zararı olmuş. 
  • Ordumuz, Çanakkale’de düşmanları yenerek bozguna uğratmış. 
  • Bu oyuncuların yeteneklerinden yararlanmayı, istifade etmeyi bilmeliyiz. 
  • Herkesi eleştirip tenkit etmenin kimseye faydası dokunmaz.
  • İşe geç geleceğini hiç olmazsa telefonla bildirseydin bari

YILMAZ ELGÜN