DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

Ana düşünceyi anlaşılır kılmanın birçok yöntemi var. Bu yöntemlere düşünceyi geliştirme yöntemleri denir.

Bir yazarın, düşüncelerini inandırıcı kılmak için kullandığı yöntemlere düşünceyi geliştirme yolları denir. Düşünceyi geliştirme, cümle düzeyinde olur. Bu yüzden bir paragrafta birden fazla düşünceyi geliştirme yöntemi bir arada bulunabilir.

Anlatıcının, duygu ve düşüncelerini iyi anlatabilmek için kullandığı yöntemleri öğrenmeye başlayalım.

TANIMLAMA

Bir düşünceyi, kavramı, nesneyi, olguyu en belirgin özellikleriyle açıklamak, sınırlarını çizip anlaşılır duruma getirmek amacıyla yapılan tarife tanımlama denir.

Tanımlama cümleleri “Bu nedir?” sorusuna yanıt verir. Bir paragrafta, tanımlama vardır, diyebilmemiz için bir tanım cümlesinin bulunması yeterlidir. Tanım cümleleri öznel ya da nesnel olabilir.

Örnek:Roman, yaşanmış ya da yaşanması olanaklı olaylar bütünün anlatıldığı yazı türüdür. Roman, yaşamı daha iyi anlayabilmemiz için uydurulan yalanlar bütünüdür. 

ÖRNEKLEME

Bir düşüncenin inandırıcı olması, kolay anlaşılması, kabul görmesi, belirginleşmesi için kullanılan yöntemlerden biridir. Örnekleme cümlelerinin başına “örneğin” sözünü getirerek örnekleme cümlelerini belirleyebiliriz. 

Soyut düşünceler örnekleme yöntemiyle somutluk kazanır ve daha kolay anlaşılır. Örnekleme cümlesi ana düşünceyi belirlemekte önemli bir görev üstlenir çünkü örneklerle açıklanan düşünce aynı zamanda ana düşüncedir.

Örnek: Yaşamayı öğretmek için, ilk önce kendimiz yaşamayı öğrenmeli, sevmeliyiz, diye başlıyorsun son mektubuna. Çevremizde, bize yaşamı sevdirecek nice durumlarla karşılaşıyor; onun güzelliklerini sezdirecek nice olaylar yaşıyoruz.  Olaylara ve insanlara bakmayı öğrendikçe yaşamı da daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum. Geçen hafta, öğrencilerimle bir kır gezisine çıktık. İki kilometre ya yürüdük ya yürümedik; ama bu yol boyu öyle değişik şeyler, öyle güzel şeyler gördüm ki ilk kez, yaşadığımın ayrımına vardım.    

Bu parçada koyu çizilmiş bölüm örneklemeyi oluşturur. Bu cümlenin başına “örneğin” sözünü getirebildiğimize dikkat edin.

Örneklemede yazar, yaşadıklarından, okuduklarından, dinlediklerinden örnekler seçerek yazıda kullanabilir. Bir yazar ya da yapıt adı paragrafta tek başına kullanılırsa örnekleme oluşur. Bu kullanımı tanık gösterme yöntemiyle karıştırmamaya dikkat edin.

TANIK GÖSTERME (ALINTILAMA)

Tanık gösterme, düşüncelerin inandırıcılığını arttırmak için başvurulan yöntemdir. Yazar, bana inanmıyorsanız bari bu ünlü insana inanın, der gibidir.

Yazar, düşüncelerinin okur tarafından kabul görmesi için kendi alanında kabul görmüş, yetkin birinin adınave sözüne birlikte yer verir. Yazarların kullandığı bu yönteme tanık gösterme (alıntılama, alıntı yapma) denir. Bundaki asıl amaç “Bakın bu insan da benim gibi düşünüyor, o yüzden benim düşüncelerim doğrudur.” kanısını uyandırmaktır. 

Örnek:
Andre Gide bir yazısında şöyle der: “Sanatçının konusu insandır. Bir insanın yaşa-mı o insanın düşlerinin de kaynağıdır.” Bu söze katılıyorum. Çünkü yaşananlarla düşler iç içedir. Sanatçı, yazar, ozan da insan yaşamını, düşlerini bir yapıtta ger-çeğe dönüştürendir. Başkasına, geleceğe bakandır. Kendi yaşadıklarına herkesi ortak edendir.

Bu parçada anlatıcı, Andre Gide’nin adına ve sözüne birlikte yer verdiği için kullandığı düşünceyi geliştirme yolu tanık göstermedir. Son üç cümlede tanım yapıldığı için paragrafta ayrıca tanımlama da vardır.

KARŞILAŞTIRMA

En az iki varlık, kavram, düşüncenin benzer ya da farklı yönlerden kıyaslanmasıdır. Karşılaştırmada karşıt yönler de vurgulanabilir. 

Örnek:
İnsanlığın adım adım ilerlemesini sağlayan şey, kuşkusuz, kişisel kazançların, ürün ve buluşların kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır. Hayvanlar dünyasında buna benzer bir olay yoktur; eğitim görmüş bir köpek, başka bir köpeği eğitemez.

Bu parçada insanlarla hayvanlar karşılaştırılmıştır. Parçanın son cümlesinde örnek niteliği taşıyan bir cümle kullanılmıştır. Bu yüzden bu parçada karşılaştırma ve örnekleme bir arada bulunmaktadır.

SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA

Bilimsel bir araştırmanın, bir anketin ya da güvenilir kaynakların sunduğu sayısal verilerin yazıda kullanılmasıdır. Sayısal verilerin güvenilir olması yazıda inandırıcılığı büyük ölçüde etkiler. 

Örnek:
Dünyanın en güzel, en lezzetli inciri Türkiye’de yetişir. Yıllık üretim 185 bin ton civarındadır. Öteden beri dışa sattığımız mallar arasında incir önemli bir yer tutar. Bu da incirlerimizin değişik ülkelerde nasıl arandığını gösterir.

Parçada, incir üretimiyle ilgili sayısal bir veri kullanıldığı için kullanılan düşünceyi geliştirme yolu “sayısal verilerden yararlanma”dır.

SOMUTLAMA

Soyut düşünceleri somut varlıklar aracılğıyla görünür kılmaya somutlama denir. Hayaletin üstüne beyaz çarşaf atmak gibi yani.

Soyut kavramları, düşünceleri zihinde canlanacak biçimde görünür duruma getirmektir. Somutlama genellikle benzetme, tanımlama, karşılaştırmayla iç içe bulunur. Konunun ayrıntıları için kitabınızın cümlede anlam bölümüne bakınız.

Örnek:
Yazarken kitapları bir yana bırakır, aklımdan çıkarırım; kendi gidişimi aksatırlar diye. Gerçekten de iyi yazarlar üstüme fena abanır, yüreksiz ederler beni. Hani bir ressam varmış, horoz resimleri yaparmış da, uşaklarına, atölyesine hiç horoz sokmamalarını tembih edermiş, ben de öyle… 

Bu parçada içinde bulunduğu ruh durumunu ressam tavrıyla karşılaştırarak somutlamıştır. Yazarın, ressamdan söz etmesi parçada karşılaştırma, örnekleme, benzetme, somutlamanın nasıl iç içe olabileceğiyle ilgili güzel bir örnek oluşturmuştur.

YILMAZ ELGÜN